Damla’nın Yumuşak Yağmur Şarkısı
Damla, pencereye düşen yağmur damlalarının ritmiyle kendi sakin gece şarkısını bulur.

Damla yatağına uzandığında pencereye yağmur düşmeye başladı. Önce tek bir damla geldi: tık.
Sonra bir damla daha: tık tık.
Damla yorganını çenesine çekti. “Yağmur çok mu hızlı?” diye düşündü.
Damlaların Orkestrası
Bir süre dinleyince her damlanın başka bir sesi olduğunu fark etti. Büyük damlalar ağır ağır, küçük damlalar neşeli neşeli düşüyordu. Çatıdaki damlalar kalın bir davul, pencere kenarındakiler ince bir zil gibiydi.
Damla ellerini karnına koydu. Yağmurun ritmine göre nefes aldı. Tık tık tık… İçeri nefes. Tık tık tık… Dışarı nefes.
“Yağmur söyler, gece dinler; yorgun kalp usulca dinlenir.”
Damla, yağmurun bütün sokakları yıkayıp sabaha temiz bir koku bırakacağını düşündü. Ağaçlar da bu sesi seviyordu; yapraklarını hafifçe sallıyorlardı.
Damlaların şarkısı yavaşladıkça Damla’nın gözleri ağırlaştı. Son duyduğu ses, pencereye konan tek bir damlaydı: tık.