Duru ve Zamanın Unuttuğu Bahçe
Duru, saatin acele etmeyi bıraktığı gizli bahçede beklemenin ve sabrın gücünü keşfeder.
Duru, evlerinin tavan arasında eski bir saat buldu. Saatin akrebi dokuzda, yelkovanı ise altıda kalmıştı. Fakat saat ne ilerliyor ne de geri gidiyordu.
Duru saati kurmayı denedi. Küçük dişliler hareket etti ama akrep yine yerinde kaldı. Tam o sırada saatten ince bir bahçe kokusu geldi.
Saati yere bıraktığında kapağı açıldı ve içinden yeşil bir kapı çıktı. Duru kapıdan geçince zamanın durduğu gizli bir bahçeye ulaştı.
Bekleyen Şeyler
Bahçedeki tomurcuklar açmak için acele etmiyordu. Bir arı, aynı çiçeğin üzerinde uzun uzun dinleniyor; su damlası bir yaprağın ucunda sabırla duruyordu.
Duru bahçenin ortasında, dallarında yüzlerce boş saat bulunan bir ağaç gördü. Ağaç, “Burada hiçbir şey geç kalmaz. Her şey kendi zamanında olur,” dedi.
Duru biraz sıkıldı. Evde bekleyen işleri, yanına almak istediği kitabı ve sabahın ne zaman geleceğini düşündü. Bahçe ise ona sessizce beklemeyi öğretiyordu.
Bir yaprağın damarlarını saydı. Uzakta bir kuşun kanat çırpışını dinledi. Toprağın serinliğini ayakkabılarının altında hissetti.
Zamanın durduğu yerde Duru, aslında kendi içinde ne kadar çok hareket olduğunu fark etti. Düşünceleri sakinleştikçe bahçedeki sesler belirginleşti.
Bir tomurcuk yavaşça açıldı. İçinden gece mavisi bir çiçek çıktı. Çiçek, “Beni acele ettirseydin yapraklarımı yaralardın. Beklediğin için teşekkür ederim,” dedi.
Duru saatin kapağını kapattı. Bahçe kaybolmadı; onun içinde taşıdığı sakin bir yer oldu.
“Zamanı kontrol edemediğimizde, ona dikkat vermeyi seçebiliriz.”
Duru yatağına döndüğünde saat dokuzu gösteriyordu. Bu kez saatin durması onu rahatsız etmedi. Gözlerini kapattı ve içindeki bahçenin yavaşça açılan çiçeğini düşleyerek uyudu.