Emre’nin Minik Deniz Feneri
Emre, deniz kenarındaki minik deniz fenerinin ışığını izleyerek sakin bir geceyi karşılar.

Emre, dedesinin evinde kaldığı akşam denize baktı. Kıyıdaki minik deniz feneri her birkaç nefeste bir yanıp sönüyordu.
“Neden hiç durmadan ışık veriyor?” diye sordu.
Dedesinin gülümsemesi ay ışığı kadar yumuşaktı. “Gemilere yol göstermek için. Ama deniz feneri de arada dinlenir.”
Işıkların Ritmi
Emre feneri izledi. Işık yandı. Deniz parladı. Işık söndü. Dalgalar usulca kıyıya dokundu.
Bir süre sonra Emre kendi nefesini de fenerin ritmine benzetti. İçeri nefes aldığında ışık yanıyor, dışarı verdiğinde ışık yumuşuyordu.
“Işık yanar, deniz susar, kalbimiz yavaşlar.”
Uzakta küçük bir sandal fenerin ışığını gördü ve kıyıya doğru güvenle ilerledi. Emre, minik fenerin yalnızca denizi değil, geceyi de sakinleştirdiğini düşündü.
Yatağına girdiğinde pencereden son kez baktı. Fener yandı, sonra söndü. Emre gözlerini kapattı. Deniz dalgaları, fenerin ışığı ve dedesinin sesi aynı yumuşak ninniye dönüştü.