Selin’in Fısıldayan Ormanı
Selin, gece ormanının seslerini dinleyerek sessizliğin de bir hikâye anlattığını öğrenir.

Selin, anneannesinin evinin arkasındaki ormanı gündüzleri çok iyi tanırdı. Fakat akşam olunca ağaçlar başka türlü görünürdü.
O gece Selin, ormanın kenarında durup bir ses duydu: hışır… hışır…
“Kim konuşuyor?” diye sordu.
Yaprakların Sırrı
İlk yaprak, gün boyunca güneşi taşıdığını söyledi. İkinci yaprak, yağmur damlasını sakladığını anlattı. Üçüncü yaprak ise rüzgârın ona yavaşlamayı öğrettiğini fısıldadı.
Selin hemen cevap vermek istedi, ama orman yeniden sessizleşti. Bu kez uzaktaki baykuşun yumuşak sesini, çimenlerin arasındaki cırcır böceğini ve dallara dokunan esintiyi fark etti.
“Sessizlik boş değildir; dinleyene küçük bir hikâye bırakır.”
Selin, ormanın seslerini birer birer kalbine koydu. Hışırdayan yapraklar ona acele etmemeyi, yavaş esen rüzgâr da omuzlarını gevşetmeyi hatırlattı.
Anneannesinin yanına döndüğünde orman yine karanlıktı, ama artık ona yabancı gelmiyordu. Yatağına uzandı ve günün en sevdiği üç sesi düşündü. Üçüncü seste gözleri kapandı.